Geleceğin Mühendisleriyle Sürdürülebilirlik Kavramını Konuştuk

GreenStars ekibi olarak, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği 1. sınıf öğrencilerine yönelik Sürdürülebilirlik Farkındalık Eğitimi’ni çevrim içi olarak gerçekleştirdik. Eğitim kapsamında; sürdürülebilirlik kavramı ve ESG yaklaşımı, dünyada ve Türkiye’deki güncel gelişmeler, iklim değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, döngüsel ekonomi uygulamaları, kaynak verimliliği ve atık yönetimi ile karbon ve su ayak izi ve ürün yaşam döngüsü analizi (LCA) başlıkları mühendislik bakış açısıyla ele alındı. Akademik bilgi ile uygulamaya dönük yaklaşımların bir araya getirildiği eğitim sürecinde, mühendis adaylarının teknik yetkinliklerini çevresel ve sosyal etki farkındalığıyla birlikte geliştirmesinin, sürdürülebilir dönüşümün temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı. GreenStars’ın sürdürülebilirlik alanındaki bilgi ve deneyimini üniversite öğrencileriyle paylaşmasına imkan tanıyan bu buluşma, akademi–uygulama iş birliği açısından da önemli bir katkı sundu. GreenStars, sürdürülebilirlik alanındaki bilgi paylaşımını farklı platformlarda sürdürerek sektörel dönüşüme katkı sunmaya devam edecektir.
Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon ayak izi, bireylerin, kurumların veya ülkelerin faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan toplam sera gazı miktarını ifade eder. Bu hesaplama genellikle karbondioksit eşdeğeri (CO₂e) üzerinden yapılır ve doğrudan ya da dolaylı emisyonları kapsar.Mantığı oldukça basittir: Kullandığımız enerji, tükettiğimiz ürünler, yaptığımız yolculuklar sera gazı salımına yol açar. Bu salımlar, toplamda bizim karbon ayak izimizi oluşturur. Ayak izimizi küçültmek için enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir yaşam pratikleri devreye girer. Kısacası karbon ayak izi, “etkimizi ölçme” aracıdır ve doğaya verdiğimiz zararın görünür olmasını sağlar. Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır? Karbon ayak izi, üç temel kapsamda (Scope) değerlendirilir: Doğrudan Emisyonlar (Scope 1)Kişi veya kurumların doğrudan kontrol ettiği kaynaklardan çıkan emisyonlardır. Örneğin, bir fabrikanın bacasından salınan gazlar veya bir aracın yaktığı yakıt. Dolaylı Enerji Emisyonları (Scope 2)Elektrik, ısıtma veya soğutma gibi satın alınan enerjinin üretimi sırasında oluşan emisyonları kapsar. Diğer Dolaylı Emisyonlar (Scope 3)Tedarik zinciri, iş seyahatleri, ürünlerin kullanım ömrü ve bertarafı gibi dolaylı süreçlerden kaynaklanan emisyonlardır. Bu hesaplama sürecinde enerji tüketimi, ulaşım, atık yönetimi ve tüketim alışkanlıkları gibi faktörler dikkate alınır. Karbon Ayak İzinin Azaltılmasının Avantajları Karbon ayak izini küçültmek yalnızca çevre için değil, ekonomik ve sosyal açıdan da büyük faydalar sağlar: Çevresel Fayda: Atmosfere salınan sera gazları azalır, iklim değişikliği ile mücadele desteklenir. Maliyet Avantajı: Enerji verimliliği sayesinde işletmelerin enerji maliyetleri düşer. İtibar Artışı: Sürdürülebilirlik adımları atan kurumlar, tüketiciler ve yatırımcılar nezdinde daha güvenilir bir konuma gelir. Sağlıklı Yaşam: Daha temiz hava, daha sürdürülebilir yaşam alanları ve toplumsal refah sağlar. Türkiye’de Karbon Ayak İzi ve Gelecek Türkiye, Paris Anlaşması çerçevesinde sera gazı azaltım taahhütlerini yerine getirmek için çeşitli adımlar atıyor. Kurumlar ve işletmeler karbon ayak izi hesaplamalarını yaparak sürdürülebilirlik raporlarına dahil etmeye başladı. Ayrıca bireyler de günlük yaşamlarında aldıkları basit önlemlerle (örneğin toplu taşıma kullanmak, yenilenebilir enerji tercih etmek, atıkları azaltmak) ayak izlerini küçültebiliyor. Gelecek yıllarda karbon ayak izi hesaplaması, sadece bir çevre sorumluluğu değil; aynı zamanda ticari bir zorunluluk haline gelecek. Bu dönüşüm, hem işletmeleri düşük karbonlu üretime yönlendirecek hem de ülkemizi küresel iklim politikalarıyla daha uyumlu hale getirecek. Kaynakça IPCC (2021). Climate Change 2021: The Physical Science Basis. Intergovernmental Panel on Climate Change. https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg1/ European Environment Agency (EEA). Carbon footprint of products – definitions and calculation methods. https://www.eea.europa.eu/highlights/co2-emissions-calculations-explaining-concepts DEFRA / UK Government (2025). Greenhouse Gas Reporting: Conversion Factors 2025. https://www.gov.uk/government/publications/greenhouse-gas-reporting-conversion-factors-2025
Emisyon Ticaret Sistemi (ETS): Karbon Yönetiminde Yeni Dönem

İklim değişikliği, günümüzün en büyük küresel sorunlarından biri. Artan sera gazı emisyonları çevreyi ve insan yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Bu nedenle dünya genelinde hükümetler, kurumlar ve işletmeler karbon salımını azaltmaya yönelik çözümler üretmeye çalışıyor. İşte bu çözümlerden en etkili olanlardan biri Emisyon Ticaret Sistemi (ETS). Emisyon Ticaret Sistemi Nedir? Emisyon Ticaret Sistemi, ülkelerin veya bölgelerin belirlediği sera gazı azaltım hedeflerine ulaşmasını sağlamak için geliştirilmiş piyasa temelli bir mekanizmadır. Mantığı oldukça basittir: Atmosfere salınabilecek toplam sera gazı miktarı için bir üst sınır belirlenir. Bu sınır, işletmelere emisyon hakkı (izin) olarak dağıtılır. İşletmeler bu hakları kullanır, fazla kalan haklarını satabilir ya da ihtiyaç duyarsa başka bir işletmeden satın alabilir. Kısacası ETS, “kirleten öder” prensibine dayanır, ancak aynı zamanda daha az kirleten kazanır mantığıyla çevre dostu yatırımları teşvik eder. ETS Nasıl İşler? Emisyon Ticaret Sistemi, dört temel adımda işler: Üst Sınırın BelirlenmesiDüzenleyici kurum, yıllık sera gazı emisyonu için bir tavan değer belirler. Bu değer, her yıl kademeli olarak azaltılabilir. İzinlerin Dağıtılmasıİşletmelere ücretsiz ya da ihale yoluyla belirli miktarda emisyon hakkı verilir. TicaretDaha az emisyon yapan şirketler, ellerindeki fazla hakları piyasada satar. İhtiyacının üzerinde emisyon üretenler ise bu hakları satın almak zorunda kalır. Doğrulama ve Denetimİşletmelerin raporladığı emisyonlar bağımsız kuruluşlarca doğrulanır. Hedeflere uymayanlara cezai yaptırımlar uygulanır. ETS’nin Avantajları Emisyon Ticaret Sistemi sadece çevreyi korumakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik açıdan da önemli faydalar sağlar: Maliyet Etkinliği: İşletmeler, emisyon azaltımını en düşük maliyetle gerçekleştirme imkânı bulur. Yenilik Teşviki: Temiz enerji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve teknolojik gelişmeler hızlanır. Gelir Fırsatları: Az emisyon salımı yapan işletmeler, fazla haklarını satarak ek gelir elde edebilir. Şeffaflık: Piyasa temelli mekanizma sayesinde karbonun gerçek maliyeti ortaya çıkar. Türkiye’de ETS’nin Geleceği Türkiye, iklim politikaları kapsamında kendi Emisyon Ticaret Sistemi’ni kurmaya hazırlanıyor. Taslak yönetmeliğe göre ETS, 2026–2027 yıllarını kapsayan bir pilot dönemle başlayacak. Bu aşamada belirli sektörlerdeki işletmeler sisteme dahil olacak ve uygulamayı deneyimleme fırsatı bulacak. Ardından 2028 itibarıyla ETS tam anlamıyla yürürlüğe girecek ve işletmeler, sera gazı emisyon izinleri ve tahsisat yükümlülükleriyle birlikte karbon piyasasında aktif rol üstlenecek. Böylece Türkiye hem kendi iklim hedeflerine ulaşmayı kolaylaştıracak hem de Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemeleriyle daha uyumlu hale gelecek. Bu geçiş süreci, işletmeler için düşük karbonlu üretim ve enerji verimliliği yatırımlarını hızlandıracak, ülke içinse sürdürülebilir kalkınma yolunda önemli bir dönüm noktası olacak. Kaynakça https://iklim.gov.tr/turkiye-emisyon-ticaret-sistemi-yonetmeligi-taslagi-yayimlandi-haber-4519 https://iklim.gov.tr/taslaklar-i-2124
